dünya masalı.

15 Temmuz.

unutmadık. unutturmayacağız!

o geceyi sokaklarda geçiren binlerce kişiden biri olarak, görüntüleri izledikçe o anı tekrar gözyaşı ile hatırlıyorum. mekanları cennet, ruhları şâd, makamları alî olsun.

Reklamlar

pardon! ne arıyorsunuz?

geceye
rüzgârla hışırdayan yapraklara
ve
çekirge seslerine

ben bu boş sayfalarda,
bunca kelimesizliğin arasında
nezaket içinde ve sessizce
ne arıyorum?

karanlığa karışmış gövdemin arkasında
boğazıma yapışmış bir sızının soluğuyla
harfleri sese dönüştürüyorum;

rüzgarda kıpırdayan yapraklar arasında
yalnız yürüyen bir hece gibiyim

nehirlerin üzerinden akıp gittiği
bulunduğu yere saplanmış bir taş gibiyim

ben kendi çölünde çoğalan gözyaşı
kendi ağrısında kımıldanan hatıra

ördüğüm boşluğun adı, ne ola
yokluğa dikiş atılmış dünya

ben bu masanın başında,
kederli darmadağınıklığın arasında
düşün içinde ve sabırla
kendimi neye teyelliyorum?

hiç bilmiyorum.

:)
bu gece sizi dinledim
dostluğunuz için teşekkür ederim.

Bütün Saadetler Mümkündür

Başladığı yerde biten filmleri seviyorum. Durduğu yer aynı olsada duran kişinin aynı olduğunu söylemek artık zor. Çünkü, yaşamak.

Her gün yanından geçip gittiğimiz bütün insanların bir hikâyesi var. Sanıyorum Selman Kılıçaslan’da böyle düşünmüş. İlk bakışta dikkat çekmeyen bir üniversite talebesinin Erasmus’la yurtdışına gitmek istemesi gibi görünen sıradan bir hikâyeyi, daha dikkatli bakıldığında belirginleşen bir yolculuğa sahip olduğunu göstermek istemiş. Bu Ali’nin hikâyesi ya da Fatma’nın hikâyesi. Ne fark eder ki.

Bütün saadetler mümkün mü?

Film ismini Ziya Osman Saba’nın güzel şiiri “Bütün Saadetler Mümkündür” den alıyor. Nitekim Ali için önem arz eden bu şiir filmin içinde gezinip duruyor. Ve dönüp dolaşıp Ali’ye geliyor.

Ali’nin yolculuğunda, kendi yolculuğumdan parçalar ve izler bulduğum için bende güzel bir karşılık buldu. Yönetmenin ilk filmi olduğunu belirterek, beğendiğimi söyleyebilirim. Sorunun cevabını filmi izleyerek bulabilirsiniz.

Ayrıca yerli ve genç yönetmenleri destekleyelim ki bu alanda güzel gelişmeler olsun değil mi?
Ben filmi Nisan ayında vizyona girdiği ilk hafta izledim. Bu sebeple biraz filmin duygusundan uzaklaşmış olduğumdan, şu an yeterli değerlendirmeyi yapamıyorum.

Şuraya filmin soundtrack’ını ekledim, dinleyebilirsiniz.

Bu da en sevdiğim replik:

“Daldınlık iyidir.
Dalgın olan insanlar aslında başka bir yere pürdikkat oldukları için buraya kayıtsızdırlar.
Yani, bütün dalgınlar pürdikkattir.”

yaşamak umrumdadır.


– bu tabloyu siz de mi seviyorsunuz?
– evet. yaşama isteğimi arttırıyor.

Frantz (François Ozon, 2016)

• İsmet Özel, Yaşamak Umrumdadır

zaman üzerine.

Öyle tütüyorsunuz ki gözümde Hamd olsun hasret çekiyorum. Eğer kavuşuyorsak, veya böyle bir ihtimal varsa hasretimiz dünyadakinedir. Yüce şeyler iki türlü başlıyor. İlki dış şartlarla, adeta zaruriyetle, ikincisi içten, sen onu bilmeden. Birincisi ikinciye kapı açılması için bir fırsat.

Hasret.

Acaba diyorum ebedi olana, herşeyin mirascısı olana, kalbi dolu dolu hasret çekmek nicedir? Kavuşur gibi oldukça kavuşulamıyan, ve kavuşulamadıkça hasret büyüyen, ve hasret büyüdükçe onu alabilmek için iç büyüyen ve bu yinelendikçe olanlar olanlar. Bunu anlatan kitaplar okudum. İnandım. Bense toprağınkilerle cebelleşiyorum. Duygularım bu yüzden şiddetli ve acı veriyor. Onları ancak uyumaya yakın zamanlarda rahatça taşıyabiliyorum. İşte o zamanlar bazı şeyleri saf şekilleriyle duyabiliyorum. Perdelediklerini sezer gibi oluyor ve onlardan emin oluyorum. Anlıyorum ki hiçlik yoktur. Elimizin altındakiler değişip duruyor. Dokunup sevdiklerimizi götürüp beş on kürek toprağın altına bırakıyoruz, geçirdiğimiz zamanlar bir elbise gibi sırtımızda duruyor.

– Cahit Zarifoğlu, Yaşamak

dualar hürmetine.

02.57

ağlıyordum. gecenin sessizliği içinde, Allah’ın gözyaşlarıma şahit olduğunu hissederek.

Nazlı’dan bir mesaj geldi: “Allah seni cennetinde gülenlerden eylesin.”

ağlamam arttı. bu kez şükrederek.

Etme Kuddûsî

İsm-i zattır bu
Kıyl ü kâli ko
Küll-i şey Ya Hû
Der Allah Allah

Etme Kuddusî
Gayrıyle ünsi
Allah enisi,
Der Allah Allah

-Ahmed Kuddûsî