y a ş a m a k’ın dengesindeyim

mevedde tarafından

San Sebastiyan 1972./

. . .


Niye saklıyayım arada bir hava meydanlarına gidiyorum. İşte yine aynı „hayret“in elindeyim. O demir kütle pistte hızlanınca bende de bir şey ağırlaşmaya başlıyor, o hayret ağırlaşmaya başlıyor. Hızlanıyor, ve hızlanıyor, gövdenin ucu yekinip, arka tekerler üzerinde gidilen bir kaç saniyelik görünüş ve nihayet onların da yerden kesildiği ve koca gövdenin yerden sadece iki parmak havalandığı „an“, yüzlerce tecrübeme rağmen, „işte bir kere daha oluyor, işte bir kere daha oluyor, işte bir kere daha oluyor“ diye içimin inleyen cümlesini o kısa zaman içinde felaket bir süratle tekrarlıyarak içimin hayretini, onun dalgalanışını yatıştırmaya çalışıyorum.

Bu hayretin elinden nereye gideceğimi bilemiyorum. Ve o zaman bir kere daha ve daha iyi anlıyorum: kendisine bize bir keramet göster denen velinin,

– „peki, göstereyim“ deyip ayağa kalkmasını ve,

– „işte! yürüyorum“ demesini.

Cahit Zarifoğlu/ Yaşamak

Reklamlar