goncadır yumruklarım,hâl içinde hâl olmuş nefesim

mevedde tarafından

Sonra hep bir ağızdan ötüşüp hüdhüde sordular:

Ey iş eri, bu yolu nasıl aşalım?
Böyle yüce bir makamda uçamıyoruz. Bizim gidişimizle yol biter mi?

Kılavuz olan hüdhüd o zaman onlara dedi ki :

Aşık olan canını kayırmaz. İster zahit ol , ister kötü kişi. Canını terk ettin mi ,  aşıksın..
Gönlün canına düşmandır. Canını terk et , at yola. Canını attın mı , yol biter..
Yol bağı candır ; ver canını.. Ondan sonra perdeyi kaldır , sevgilinin yüzünü gör..

Aşık , bütün harmanı ateşe verir. Başına testereyi korlar , sabreder , tenini biçtirir..
Aşka dert ve gönül kanı gerek. Aşkın hikayesi bile müşkül olmalı..
Saki , kadehe ciğer kanını dök. Derdin yoksa , bizden ödünç al..
Aşka perdeleri yakan bir dert gerek. Kâh can perdesini yırtmalı , kâh dikip perde altında gizlemeli..
Aşkın bir zerresi , bütün alemden iyidir, derdin bir zerresi , bütün aşıklardan iyi!
Erler gibi ayağını bas , korkma..
Daha ne vakit korkacaksın? Bırak şu çocukluğu! Erlerin aslanı gibi yola gir , işe koyul..
Sana yüzlerce tehlike baş gösterse , değil mi ki bu yolda baş gösteriyor,

Korku yok!”

Dedi ve kuşlar yoluna devam etti.

-Mantıku’t-Tayr’dan

 | Ferîdüddîn-i Attâr

Reklamlar